Giderek aptallaşıyoruz. Kendimizi bilmiyoruz, üstüne üstüne bir de başkalarını anladığımızı iddia edecek kadar kibir saçıyoruz etrafa. Anlamak için yeni bir şeyler gerekiyor. Tanımak, bilmek için yeni bir yöntem, yeni bir yol. İletişim yoksunu gerizekalılarız. Harflerle, sözcüklerle birbirimizi anladığımızı zannediyoruz. Bunu bile anlamıyorsunuz ki, anlatamıyorum ki... Bazı şeyler gerçekten çok yanlış. İlerledikçe daha netleşiyor her şey. Hiç bir şey değişmiyor. Bıraktığımın, karşılaştığımdan hiç bir farkı yok. Kimse kendini yeterince yargılayacak kadar cesur değil. Herkes ölmekten korkuyor, ölümden bile değil. Oysa ki ölmek, ölümün yanında küçük pembe bir tavşan gibi kalıyor. İrade sahibi olduğumuzu zannediyoruz. Gerçekten aptalız. İrade sahibi olmadığımızı zannediyor, kontrol edildiğimizi düşünüyoruz. Gerçekten aptalız. Anlaşamıyoruz. Anlamıyoruz. Birilerinin çıkıp her şeyi yıkıp yeniden başlması gerekiyor. İletişimi yeniden keşfetmek gerekiyor. Cevap bulmak için değil soru sormak için yaşamak gerekiyor. Birilerinin çıkıp bunu herkese anlatması gerekiyor; ama kimse kimseyi anlamıyor. Kimse kendini anlatamıyor. Herkes mutsuz, herkes tatminle dolu. Neler oluyor? Bütün dünya ergen gibi davranıyor. Herkes, her şey yanlış. Kimse umursamıyor, kimse umursamıyor.
Evet.
Bununla bir problemi olan?
Benim yok.
25 Mayıs 2010 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder