8 Mayıs 2010 Cumartesi

Bugün ya da Yarın

Yüzüne sürdüğün güneş parçaları
Ayağının altında yok bir ömür
Ağzında hiç geçmeyen bir tat
Aldığın son anlamlı armağan
Kurnazca düştüğün son tuzak
Bilmediğin telefon numaraları
Mirastan ibaret sarhoşlukların
Elinden alınan yoksunlukların
Ağlayamadığın duvarlar
Zarifçe bozduğun oyunlar
İnatla uyduğun kurallar
Acımadan yargıladığın bir sen

Bir de, ne yazık ki biraz unutma özürlüsün.

2 yorum: