Bugün mantıksızca kuvvetli bir rüzgara maruz kaldım.
Az daha uçuyordum. enteresan olabilirdi. Gerçi nereden baksan 65 kiloyum, rüzgar için biraz sıkıntılı bir durum.
Neyse, beni bir şeyler yazmak için bilgisayarın başına oturtan konu bizzat rüzagarın kendisi.
Süper bir şey lan. Esiyor falan, iyi hissettiriyor. Resmen istiklalin ortasında kollarımı falan açtım böyle mal gibi. Garip garip bakan insanları falan da hiç s.klemedim, farkettim ki gülümsüyorum. Hoşuma gitti. Hıncal Uluç-Haşmet Babaoğlu ikilisinin mutasyona uğramış reenkarnasyonu gibi hissettim kendimi. "Küçük şeylerden zevk alma" mevzu. "Oha yazarım ki ben bunu" dedim, yazdım.
31 Ocak 2010 Pazar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
:)
YanıtlaSil