1 Ocak 2010 Cuma

Veda Etmek Üzerine

Yaşamayı sevmek istiyoruz. Öyle umuyorum. Sefalet tatmini üzerinden yaşamak ergenlik boyutlarında kalmadıkça masum olamıyor gibi geliyor. O halde yaşamı sevmenin yollarını bulmak gerekiyor.

Yaşamı güzel olduğu için sevebilirsiniz, neden güzeldir diye kendinize sorabilirsiniz ya da daha kötüsü başkalarına sorabilirsiniz. Alacağınız cevap sizi tatmin eder ya da etmez, ki etmez yahu… neyse. Yaşamı sürdüğü için sevebilirsiniz, yalnızca var olduğu için ya da size sevdiğiniz şeyler getirebildiği için. Veya yaşamı yalnıca sevebilirsiniz. Yaşam siz sevdiğiniz için güzel olabilir. Güzel olmasını istediğiniz için güzel. Tamamen sizin kontrolünüz altında ve tamamen sizin etkilediğiniz binlerce, milyonlarca küçük değişkene bağlı ama yine de edilgen kalmayı bilerek. “Günlerin getirdikleri”ni hazmederek. Böyle düşünmek size bir şey kazandırmaz. Ama o bardağın orada olduğuna inanmak istiyorsanız, o bardak orada diye düşünmeniz de size bir şey kaybettirmez.

Kendini kandırmak mı bu? Elbette! Ama kimin umrunda. Her şeyi varsayımlar üzerinden yaşamıyor muyuz zaten. Doğru veya gerçek bildiğimiz şeylerin ne kadarı var, yok,gerçek,doğru? Varsayımlar, dayanaklar, referans noktaları sizin “point of view” unuzun “point” i olan şeyler… Ne kadar gerçek bunlar? Ne kadarı sizin? Ne kadar sizsiniz? Bilemezsiniz. O zaman bir kez daha, kimin umrunda? Yaşam güzel, çünkü güzel yaşamak istiyorum. Yaşamayı seviyorum çünkü, sevidğim bir yaşam istiyorum. Bu kadar basit. Olması gerektiği kadar basit.

Yaşamı güzelleştirmek için tamamlamak gerekiyor. Tamamlamak olmasa bile bitirmişlik, bitmişlik hissi, adını koyamadığım veya anlamları çizdiğim alandan taşan bir dolu sözcük kullanılabilir aslında, ancak söylediğim şey çok basit.

Bitmek zorunda olan bir hayatımız var. O yüzden güzel, çünkü o hissiyata gelebilmek için her şey önünüze sunulmuş halde. Nasıl olsa bitecek, tamamlayın ya da tamamlamayın… Bitecek işte. Korkmaya çok gerek yok. Sevmeye çalışmak işe yarıyor. Günün birinde biteceğim hissi hoşuma gidiyor ve sanırım bunun bütün nedeni veda etmeyi öğrenmiş olmam. Bu noktada “Size kendi bestelediğim bir şarkıyı seslendireceğim”. Leş edebiyattan arındırdığınız zaman demek istediğim şeyi anlatabiliyor bence.

Bir Yaz Gecesi Kabusu

Dedi ki öğrenmek gerek
Veda etmeyi
Dedi ki öylesi
Daha değerli

Yenilenmek için
Durmak gerek
Durmak için
Veda etmek

Denedim, ellerim
Arkamda saklı
Veda etmeyi
Beceremedim

Niyetim kötü değil belki
Ama kendimi suçlu bildim

Zayıflıktı, bağlanmaktı
Çekip gitmeyi
Zorlaştıran

Günden düne
Tam ters yönde
Uzaklaştıran

Öksürdüm, derindi sesler
Hoşuma gitmedi
İrkildim, bulmaya gittiğim şehirlerin
Sesini işittim

Bir yaz gecesi, kabus gibi
Sineye çektim, devam ettim

Beklenmedik ibr cümle değildi belki
Ama duymak çok incitti

Ben durdum, dinledim
O öğretti.

O.T.L.


Buna alışmanın pek kolay olmadığını itiraf etmem gerek, ama sanıldığı gibi veya sanıldığını düşündüğüm gibi hastalıklı ya da “ucuz yalnız adam edebiyatı” bir şey değil. Gerçekten bunu öğrenmek, çok şey öğretiyor.

Veda etmek değer katıyor, değer kılıyor. Saygını gösteriyorsun yaşamına, başkalarının yaşamına, ailene, arkadaşlarına, okuluna, aşkına… Hem kendin serbest kalıyorsun, hem de karşı tarafı serbest bırakıyorsun, özgürleştiriyorsun. Unutmuyorsun, hayır unutmak değil tabi ki. Bu yalnızca yüzünde bir gülümsemeyle hatırlamak, en azından günün birinde.

Düzgün veda etmek gerekiyor. Usûlünce bitirmek. Bir daha görmemek, söz vermek. Yoluna çıkmamak. Biraz cesaret. Katı yüreklilik değil, cesaret. Yaşanmaya değer bir yaşam için hatırlanmaya değer anılar yaratmak.

Kolay değil, ama güzel. Güzel olmasını istemezsen güzel de değil. Kolay olmasını istersen kolay olmuyor tabi. Kolay olsaydı övünmeye değer olmazdı. Kendinizi kendinize övmek için yeteri kadarı zoru sevip, sonra veda etmeniz gerek. Ki siz de pek kolay sayılmazsınız. Oturup bunu baştan sona okuduğunuza göre… Hadi şimdi gidin ve bitmesi gereken şeylere veda edin, bol şans.


***


*** "My Time Has Come by poisonunic" http://poisonunic.deviantart.com/art/My-time-has-come-81667677

1 yorum:

  1. "Hem kendin serbest kalıyorsun, hem de karşı tarafı serbest bırakıyorsun, özgürleştiriyorsun."

    "Usûlünce bitirmek"

    "Kolay değil, ama güzel"

    "Ki siz de pek kolay sayılmazsınız. Oturup bunu baştan sona okuduğunuza göre…"

    :) ---çok güzel bi blog olmş.. baktım tüm yazılara... i keep my eye on u! :P :) ---

    damla

    YanıtlaSil