31 Mayıs 2010 Pazartesi

Benziyorum

Daha önce bir kaç "dizi karakteri" ne benzetildiğim olmuştu fekat tavır ve alt metin olarark "Black Books" dan Bernard Black diyorum.

Evet, ben oyum.

27 Mayıs 2010 Perşembe

Maynard James Keenan der ki;

This body holding me reminds me of my own mortality
Embrace this moment. Remember, we are eternal
All this pain is an illusion

25 Mayıs 2010 Salı

Sıkıntı Var

Giderek aptallaşıyoruz. Kendimizi bilmiyoruz, üstüne üstüne bir de başkalarını anladığımızı iddia edecek kadar kibir saçıyoruz etrafa. Anlamak için yeni bir şeyler gerekiyor. Tanımak, bilmek için yeni bir yöntem, yeni bir yol. İletişim yoksunu gerizekalılarız. Harflerle, sözcüklerle birbirimizi anladığımızı zannediyoruz. Bunu bile anlamıyorsunuz ki, anlatamıyorum ki... Bazı şeyler gerçekten çok yanlış. İlerledikçe daha netleşiyor her şey. Hiç bir şey değişmiyor. Bıraktığımın, karşılaştığımdan hiç bir farkı yok. Kimse kendini yeterince yargılayacak kadar cesur değil. Herkes ölmekten korkuyor, ölümden bile değil. Oysa ki ölmek, ölümün yanında küçük pembe bir tavşan gibi kalıyor. İrade sahibi olduğumuzu zannediyoruz. Gerçekten aptalız. İrade sahibi olmadığımızı zannediyor, kontrol edildiğimizi düşünüyoruz. Gerçekten aptalız. Anlaşamıyoruz. Anlamıyoruz. Birilerinin çıkıp her şeyi yıkıp yeniden başlması gerekiyor. İletişimi yeniden keşfetmek gerekiyor. Cevap bulmak için değil soru sormak için yaşamak gerekiyor. Birilerinin çıkıp bunu herkese anlatması gerekiyor; ama kimse kimseyi anlamıyor. Kimse kendini anlatamıyor. Herkes mutsuz, herkes tatminle dolu. Neler oluyor? Bütün dünya ergen gibi davranıyor. Herkes, her şey yanlış. Kimse umursamıyor, kimse umursamıyor.

Evet.

Bununla bir problemi olan?

Benim yok.

24 Mayıs 2010 Pazartesi

Bu Sıralar

Kendimden taviz vermediğim günlerde şükran duyuyorum. Kalanları kalanlarla bıraktığım günlerde şükran duyuyorum.

Tanrı'ya değil, Cantona'ya.

18 Mayıs 2010 Salı

İdeolojilerin insanlarla beslenmesi çok acı değil mi?

Ne düşündüğümü bilmeyen insanların düşünmediğimi zannetmesi gerçekten büyüleyici bir şey. Özellikle bu insanlar kendilerini bağımsız ve hür irade sahibi zannederken. Hayat...

15 Mayıs 2010 Cumartesi

Doğruyu Söylemek

Yaktım hep, yıktığım da oldu
Yaptığımı da bildim
Kendime saklamadım
Doğrusu yok bu işlerin
Kimseye sormanın bir anlamı da
Başkalarının öfkelerinden feyzalmanın yararı da

Gelince, gitmesini bilmeyi öğrendim
Gitmeyince oldu hep bunlar
Ne yaptıysam gitmek için yaptım
Kalınca sevmiyorlar

Anlıyorsun, öyle bir gidiyorsun ki
Sonra pişman oluyorsun
Sonra pişman olamıyorsun
Kimseye sormuyorsun
Kimseye sormadım
Siz bana sorun
Pişman değilim

10 Mayıs 2010 Pazartesi

Bana bir haller oldu bugün

hayatımın en naif ve belki de en aptalca mailini attım, oturdum bekliyorum.

8 Mayıs 2010 Cumartesi

Bugün ya da Yarın

Yüzüne sürdüğün güneş parçaları
Ayağının altında yok bir ömür
Ağzında hiç geçmeyen bir tat
Aldığın son anlamlı armağan
Kurnazca düştüğün son tuzak
Bilmediğin telefon numaraları
Mirastan ibaret sarhoşlukların
Elinden alınan yoksunlukların
Ağlayamadığın duvarlar
Zarifçe bozduğun oyunlar
İnatla uyduğun kurallar
Acımadan yargıladığın bir sen

Bir de, ne yazık ki biraz unutma özürlüsün.

Üzerinde yürüdüğümüz dünyada böyle bir şey yaşıyor.


Marion Cotillard