Hiç öyle kolay susmaya niyetim yoktu. Biliyordum da gerçi. Herkesin vardır ya öyle büyük kırmızı düğmeleri, hani çileden çıkartır, gözünü kan bürür önünü göremezsin. Bu pek öyle değildi.
Ardından konuşturan, yazdıran şeyler aslında sıyrıkların içi boş gümbürtüsü oluyor. Ağzının ortalık yerine vurulmuş gibi hissettiren şeyler hakkında öyle edebiyat yapmıyorsun pek. Oyuncak etmeye kıyamıyorsun ya da oynamak hiç de eğlenceli olmuyor, bir de kan içinde kalıyorsun ki hiç hoş değil.
Sen hep bile bile bana oynayamayacağım oyuncaklar verdin. Benden daha zekiydin ya kendin de biliyorsun; oyuncak ettirmedin kendini bana. Megaloman bir adama haklısın dedirttiriyorsan, orada bir şeyler ya çok büyük ya da çok yanlış olmalı. Bu sefer ben mi haklıydım ne?
15 Mart 2010 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder